Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Öfke saklamaya gelmez, büsbütün içimize işler.
(Montaigne)
Adli Psikoloji

Adli Psikoloji



Adli Psikoloji genel psikoloji biliminden elde edilen bilgilerin hukuk olaylarına uygulanması olarak tanımlanabilir. Adli psikoloji gelişmekte olan bir bilim dalıdır.

En yaygın olarak kullanyldığı ABD'de bile adli psikoloji alanındaki e?itim ve uzmanlaşmanın istenilen düzeyde olmadığı belirtilmektedir. Ülkemizdeki uygulamalar ise, henüz başlangıç aşamasındadır.

Adli psikolojinin hukuk sistemimiz içinde gereken yeri alabilmesi için bir yandan yasal düzenlemelere ve bu alanda daha örgütlü ve sistemli çalışmalara, diğer yandan bu alanda yetişmiş psikologlara gerek vardır. Bu alanda yetişmiş psikolog sayısının azlığı nedeniyle, diğer alanlarda çalışan psikologlar zaman zaman mahkemeler tarafından bilirkişi olarak atanmakta ve adli psikoloji alanında görev yapmak zorunda kalmaktadırlar. Bu makalede bilirkişi olarak atanan psikologların görevlerini daha etkin olarak yapabilmeleri amacıyla, adli psikoloji alanında kullanılan bazı kavramlara açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Adli psikologlardan bazıları hem psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar, ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde ve yslahevlerinde çalışmaktadırlar.

Suç kavramı

Toplumsal yaşam için gerekli olan yasalara aykırı davranışa suç, bu tür davranışta bulunan kişilere de suçlu adı verilmekte ve toplumu korumak, bu kişilerin bir bedel ödemesini sağlamak ve onları ıslah edebilmek amacıyla, para cezası, hürriyeti bağlayıcı cezalar gibi çeşitli yaptırımlar uygulanmaktadır.

Evrensel bir olgu olan suça, toplumların tarihsel gelişim süreçleri içinde bütün toplumlarda ve her türlü sosyal yapıda, her zaman rastlanmaktadır. Evrenselliğinin yanı sıra, suçun en önemli niteliklerinden biri de göreceliğidir. Suç olarak kabul edilen eylem toplumdan topluma ve ayny toplumda zaman içinde farklılıklar gösterebilmektedir. Bir toplumda suç olarak tanımlanan bir eylem diğer bir toplumda suç olarak tanımlanmayabilmektedir. Aynı toplumda da toplumun sosyal değişme ve gelişme süreci içinde bir dönemde suç olarak tanımlanan bir eylem daha sonra suç olmaktan çıkarılabilmekte ya da suç olarak tanımlanmayan bir eylem daha sonra suç olarak kabul edilebilmektedir.

Ceza kavramı Toplum tarafından konulan kurallara uyulmaması durumunda karşılaşılan yaptırıma ceza adı verilmektedir. Ceza da toplumdan topluma ve toplumun kurallarına göre farklılık gösterebilmektedir. Ceza ancak kanunla koyulabilir. İşlenmiş bir suçun karşılığı olarak ceza, yalnızca suçu işleyene yöneliktir ve yargısal bir kararla hükmedilebilir.