Aile Terapisi Yapısalcı Yaklaşımlar
Yapısalcı modelde, aile sistemi, karşılıklı etkileşimlerin, çeşitli ve karmaşık davranış örüntülerinin olduğu bir bütün olarak kabul edilir. Aile Terapisi, bu karmaşık davranış örüntülerinin sürecini anlamaya yardımcı bir teoridir. Bu teorinin 3 temel kavramı:
1) Aile Yapısı
2) Altsistemler ve
3) Sınırlardır.
Aile yapısı, ailenin tekrarlanan davranış örüntüleri sonucunda oluşan, aile üyelerinin etkileşimini sağlayan, bu etkileşimle ilgili düzenlemeler koyan yerleşmiş davranış örüntüleridir. Bir yapısı olan aile sistemi işlevlerini, bireylerin oluşturduğu altsistemlerle yerine getirir. Her bireyin kendi başına da bir alt sistem olarak kabul edildiği ailede üç genel alt sistemden söz edilebilir.
Bu alt sistemler; karı-koca altsistemi, anne-baba alt sistemi, kardeşler altsistemidir. Varolan altsistem ve sistemlerin bir sınırı vardır. Bu sınırlar bir altsistemden diğerine ne kadar duygu ve bilginin aktarılacağını, kimin kiminle ve nasıl bir ilişkiye gireceğini belirler özellikleri açısından katı, belirsiz ve belirgin olmak üzere sınırlar üçe ayrılmıştır.
Katı sınır ile sınırlanmış altsistemler/sistemler arasında geçirgenlik olmadığı için bireyler bağımsızlık kazanmalarına rağmen, birbirlerine yardımcı olamaz ve birbirlerinden öğrenemezler. Eğer sınır belirsiz ise bir tür iç içe geçmişlik söz konusu olur ve altsistemler/sistemler birbirlerine yardım etmeleri, birbirlerinden öğrenmelerine rağmen bireyselliklerini ve farklılıklarını koruyamazlar.
Belirgin sınır özelliğine sahip ailelerde ise bireyler birbirlerinden kopmadan fakat bireyselliklerini koruyabildikleri bir birlikteliği başarabilirler. Ailede sınırlar ve hiyerarşinin bozulduğu durumlara bir örnek olarak aşırı koruyucu , denetleyici bir ebeveyn alt sistemi ile edilgin yada isyankar çocuğun bulunduğu bir aile yapısı verilebilir.
Yapısalcı terapi ebeveyn ilişkilerinin artmasını, üçgenselleşmenin çözümlenmesini hedefler. Kullanılan teknikler arasında canlandırma, odaklama ve sınır oluşturma sayılabilir.
Terapi sırasında ailede olan sorunların canlandırılması, sorunu temsil eden bir duruma odaklanılması ve sınırların netleştirilmesi (örneğin kızı adına konuşan anneye, kızına yardım etmeye çalıştığı ama bunu kızının kendisinin yapması gerektiği söylenerek) sağlanır.
|