Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Yıldızlar ateş böceği sanılmaktan korkmazlar.
(Tagore)
Bağımlılık Olguları

Bağımlılık Olguları



Bağımlılığın yedi fenomeni vardır. Bu yedi fenomenini klinikte değerlendirirken ilk akılda tutulması gereken, tüm fenomen özelliklerinin simultane biçimde bir arada olması gerekmediğidir. Her fenomen ve onunla ilişkili semptomatik klinik özellikler bir bireyden diğerine değişmek üzere farklı derecelerde bulunabilir. Bu bağımlılık öyküsü, araştırdığımız her bireyin genellemelerle ön kabullerle değil, spesifik olarak ele alınması gereğine işaret etmektedir.

Maddeye Toleransin Artması

Toleransin görünümü ya maddenin tekrarlayan dozlarla kullanımına rağmen ortaya çıkan etkinin beklenenden, her zamankinden daha az olması ya da her zamanki aynı etkinin sağlanabilmesi için maddenin daha yüksek miktarda tüketilmesi gereği biçiminde olur.

Toleransin altında yatan mekanizma bir tür homeostatik tepki olarak değerlendirilebilir. Birim zamanda tüketilen miktarın artması duyarlıkta azalmaya yol açmak suretiyle homeostatik cevabın ortaya çıkmasyna yol açmaktadır. Bu cevap gerçekten boyutludur. Çünkü bilindiği gibi bazı bağımlılarda tüketilen miktar, bağımlı olmayan insanda ölüme yol açacak ölçüde yüksektir.

Tolerans gelişim hızı bir maddeden diğerine değişir. Opyat ve Kokain tipi bağımlılıklarda tolerans çok kısa zamanda gelişirken, alkol tipi bağımlılıkta bu yıllar alabilir. Ayrıca alkol tipi bağımlılıkta bağımlılığın ilerleyen evrelerinde tolerans düşüş göstermektedir.

Tekrarlayan Kesilme Belirtileri

Bu olgu bir öncekiyle yakından bağlantılıdır. Genellikle maddenin yokluğunu ve veya her zamanki dozun altında bir dozun alındığı dönemi izleyerek ve ona bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Kesilme belirtilerinin ortaya çıkışındaki zamanlama ve belirtilerin şiddeti, kullanılan maddeye bağımlılık tipine bağlıdır. Örneğin alkol bağımlılığında kesilme belirtileri genellikle uyanırken ortaya çıkmakta ve / veya kesilme belirtileri uyanmaya yol açmaktadır. Oturmuş alkol bağımlılığında kesilme belirtileri gün boyunca içki içme aralarında da çıkabilmektedir.

Kesilme belirtileri hem psikolojik hem de fizyolojik özellikler taşımaktadır. SSS'ini depresse eden maddelerde (alkol, barbütürat, opyat gibi) kesilme sendromu SSS uyarılması biçiminde (anksiyete, tremor, terleme, bulantı, kusma) iken SSS'ini stimule eden maddelerde (amfetamin, kokain) kesilme depresyon, letarji ve somnolans gibi belirtilerle seyretmektedir. Alkol ve barbütürat tipi bağımlılıklarda bu kesilme belirtilerine ek olarak bazan hayatı da tehdit edebilecek, delirium vb. durumlara da dikkat edilmesi klinik açıdan oldukça önemlidir.

Maddenin Dürtüsel Alımı Ve Öznel Farkında Oluşluk

Kesilmeyle eşzamanlı olarak ortaya çıkan bir evre ve bu evrenin en belirgin özelliği olan yükselen bir dürtü durumundan söz edilmektedir. Dürtüsel nitelikli ve anksiyete yaşantısına (anticipation) uyumlu bu dönemde kullanılan maddeye doğru aşerme düzeyinde bir yöneliş vardır. Zihinsel olarak birey, kullandığı madde ile yoğun bir meşguliyet halinde olup, maddenin onun ruhsallığında yol açtığı değişiklikleri düşünmekte giderek hızlanan bir şekilde maddenin teminine yönelmektedir. Bütün bunları açık bilinçte ve bilişsel düzeyde ifadelendirmemekle birlikte geri planda tutum ve davranışını maddenin bir an evvel temini doğrultusunda programlamakta olduğu, ayrıntılı öyküde kolayca anlaşılabilmektedir.

Bu evrenin kesilmeyle eşzamanlı olarak ortaya ortaya çıktığından söz etmiştik. Genellikle de ya aktüel olarak maddenin olmadığı temin edilemediği ya da ilk alınan tadımlık dozdan sonra geliştiği bilinmektedir. Görüldüğü gibi, tanımı yeteri kadar iyi yapılamayan bu olgu, farklı pek çok maddeye ait bağımlılık tiplerinde sıklıkla gözlenebilmektedir.

Madde Arama Davranışının Yoğunluğu

Bağımlılığın gelişmesini takiben, birey için sadece ilgili maddenin temin edilmesi/edilebilmesi bile tek başına özgül ve önemli bir anlam ifade etmektedir. Günlük davranış repertuarı giderek azalmış ve ilk planda madde kullanma davranışı olmak üzere bir kaç davranışa indirgenmiştir. Bu daralma ve sınırlanmaya bağlı olarak bireysel ve toplumsal sorumluluklar, roller, ödevler vb. ikinci, üçüncü vs. plana itilmek zorunda kalmıştır.

Hatta bireysel şiddet davranışından anti-sosyal aktlara varana dek o birey için böyle davranmak bir anlamda kolaylaşmıştır. (Her bağımlı, zaten şiddet gösteren ve/veya antisosyal olan biri değildir. Bu tür davranış gösterilerinin bağımlılıkla presipite olabileceğini düşünmek klinik açıdan daha gerçekçidir.)

Kesilme Belirtilerinin İyileştirilmesi/Önlenmesi

Kesilme belirtileri ile bir kez tanışan birey, sonraki adımda bunların maddeyi kullanmak suretiyle nasıl değiştiğini ve etkilendiğini öğrenmektedir. Bu öğrenmeye bağlı olarak, kesilmeyi etkileyen/değiştiren davranış yerleşik hale gelerek, bir davranış kalıbı olarak kesilmenin denetlenmesinde kullanılır olmaktadır.

Kalıp haline gelen bu davranış örüntüsü aracılığıyla birey kesilme belirtilerini ya önlemekte ya da iyileştirmekte dir. Örneğin ileri alkol bağımlıları, biraz az içmek pahasına da olsa ertesi sabah için uygun bir miktari ayırmaktadırlar. Hatta günboyu kesilmeyi iyileştirmek / gidermek için kan alkol düzeyini adeta titre edercesine ayarlanmış miktarlarla içen alkol bağımlılarına sıklıkla rastlamaktayız.

Madde Kullanım Repertuarının Daralması

Bağımlılığınin ilerlemesiyle madde kullanma davranışı günlük davranış repertuarı içinde giderek daha da stereotipik hale gelmektedir. Bunun en bilinen örneği; alkol tipi bağımlılıkta gözlenmektedir. Sosyal içici için alkol kullanma davranışının zaman açısından bir düzensizliği vardır. Bazen bir kokteylden diğerine, bazen bir kaç gün üstüste içme biçiminde, bazen da kendiliğinden oluşan uzun aralar ile içmektedir.

Oysa bağımlılığa doğru gelişen içme biçiminde, içme davranışı haftalık / günlük tekrarlara dönüşmek suretiyle stereotipik bir hal alarak adeta belirli, ille de tekrarlanan günlük aktivite görünümündedir. İçme davranışı gün içinde zamanla sınırlı ve şaşmayan bir rutin halindedir. Böylesi rutinletmiş içme davranışında kullanılan içkinin belli bir marka, ürün vs. olması da bağımlı için vital bir endişedir. Bu fenomen de diğerleri gibi pek çok maddeye doğru kapsamlanabilir.

Abstinens Peryodundan Sonra Bağımlılığın Yeniden İnşaası

Bilindiği üzere kesilme belirtileri abstinensi izleyen ilk haftada iyileşebilmektedir. Kullanılan maddeye bağlı olarak kısmen farklı süreler olmakla birlikte, kesilme belirtileri tıbbi müdahaleyle en geç 10 günde kontrol edilebilmektedir. Tedaviye en geç yanıt veren semptom anksiyete olup, bazan üç haftada, ancak kontrol edilebilmektedir. Abstinens döneminde toleransın azaldığını bilmekteyiz. Abstinens süresi ne olursa olsun, kişi tekrar madde kullanımına döndüğü takdirde (az miktarlarla ve kontrollü bile olsa) on-onbeş gün arasında değişmek üzere abstinens öncesi aldığı miktar her neyse o miktara ulaşmaktadır. Dolayısı ile önceki dönemdeki tolerans ve kesilme özellikleri aynen tekrarlanmaktadır.

Sendrom düzeyinde bağımlılık tanımı - kullanılan madde aynı bile olsa - bir bireyden diğerine adeta parmak izi kadar farklı ve özgüldür.