Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsiniz fakat bazıları için siz bir dünyasınız.
(Marquez)
Bireysel İhtiyaçlar Teorisi

Bireysel İhtiyaçlar Teorisi



Hepimizin karşılanması gereken bir çok ihtiyacı vardır. Bireylerin davranışlarındaki eş seçimi de bunun içine girer. İhtiyaç motiflerimizi anlamamızda çeşitli sistemler önerilmiştir. Bir şekilde bunların anlamlı hale gelmesi ve aralarında bir ilişkiyi anlamamız ondan sonra sınıflandırmamız gerekmektedir.

İnsan ihtiyaçlarıyla ilgili en çok kabul gören iki sistem vardır. 1. Abraham H. Maslow ve 2. Henry A. Murray'ın teorileridir. Maslow'un hiyerarşisine baktığımızda insan ihtiyaçları hiyerarşik düzeyde 3 sınıflandırılmıştır. Yeme, oksijen alma en temel ihtiyaçlarımızdır. Bunun yanında bireyin kendini gerçekleştirmeye ve gelişmeye da aynı oranda ihtiyacı bulunmaktadır. Eğer bir basamaktaki ihtiyaç karşılanmamışsa, bu kişinin daha üst basamaktaki ihtiyaca konsantre olması olası değildir bir ihtiyaç karşılanana kadar belirli bir basamakta kalınır. İnsanın gelişmesi de basamak basamak ihtiyaçların doyurulması önemlidir.

Murray'a göre, bireylerin ihtiyaçları ve motivasyonu arasındaki ilişkiyi göze alan bir teori önermektedir. İhtiyaçların doyurulması için motivasyon önemli bir kavramdır. Murray 12 tane fizyolojik ve 28 tane psikolojik insan ihtiyacı belirlemiştir. Fizyolojik ihtiyaçlar su-uyku-boşaltım vb. öğeleri içerirken, psikolojik ihtiyaçlar, statü-otonomi-yer edinme gibi öğeleri içermektedir. Kişinin davranışları bu ihtiyaçlarının dış dünyanyn gerçeklerinin gereklerine göre nasıl doyurduğuyla açıklanır. Eş seçimi ile ilgili teoriler insan ihtiyaçlarını hesaba katmak zorundadır. İhtiyaç doyurmak ve eş seçmek bu işlemin önemli bir parça olduğuna göre ihtiyacı doyurmak ve eş seçimi arasındaki temel ilişkiyi anlamak önemlidir.

Benzerlik-Zıtlık Teorisi

Popüler olan bir işlem vardır. Artı (+) ile eksi (-) kutuplar birbirini çeker. Sessiz sakin erkekler daha atak- dışa dönük kızları tercih ederler. Aynı şekilde arkadaş canlısı - dışa dönük kişiler daha içe kapanık kızlara çekim hissederler. Bu söylemin nedeni çok ilginçtir. Bunun tam tersine de inanılmaktadır. Benzer kişilikler ve inançlara-beğeniler sahip bireyler birbirini çeker diye.

Homogami Heterogami

Homogami benzer kişilerin evliliğini tanımlar. Heterogami zıt kişiliklerin evliliğidir. Yapılan sosyal araştırmalarda homogaminin nasıl eş seçimini açıkladığını görülmüştür. Ama bu ortamda birbiriyle evlenen insanların da gittikçe birbirine benzediği düşünülür. Yapılan çalışmalar eşlerim farklı olmaktan çok benzer kişileri olmak yönünden bir eğilim vardır. Bu istatistik olarak kesin sonuçlar veren bir görüştür. Homogaminin prensibinin yapılan çalışmalar daha çok desteklenmesine rağmen, evlilik seçiminde o kadar da katı kategorilere bölmemek de gereklidir. Her ikisinin de ele alınması gerekli olmalıdır.

Birbirini Tamamlayan İhtiyaç Teorisi

Maksimum düzeyde ihtiyaçlarının karşılayanların evlenme eğilimi vardır. Bu konuda iki tip tanılanmaktadır A'nın X ihtiyacını B'nin Y ihtiyacının tatmin etmesi karşılar. 2.tip A'nın X ihtiyacını B'nin Y özelliği tatmin eder.

Uyaran-Değer-Rol Teorisi

Uyaran Aşaması

Eş seçiminde Bernard Murstein tarafından geliştirilen teori, günümüzde büyük kabul görmektedir. Bu görüşe göre eş seçimi dinamik bir süreçtir. Bu süreçte nihai seçimi etkileyen birçok farklı faktör bulunmaktadır. Murstein, seçim sürecinde sosyal rollere büyük önem vermektedir Teori uyaran-değer ve rol kavramları üzerine kurulmuştur. İlişkinin başlarında diğer kişilerden aldığımız uyarımlar oldukça büyük önem taşır. Başlangıçta insanlara ilgi duyarız çünkü onlar bir uyaran değeri olan fiziksel çekicilikle bizi etkilerler. Yüksek statüden, gelir düzeyinden vb. etkilenebiliriz, bunların hepsi uyaran olma özelliği taşır. (karşıdaki kişide olan, bizi etkileyen, çeken özellikler)

Değer Aşaması

Bir sonraki aşamaya kadar ilişki gelişir ve daha çok ciddileşir. Bu aşama değerlerin karşılaştırılması aşamasıdır. Bu aşamada en çok sözel iletişim yoluyla toplanan bilgiler üzerine odaklanılır. Bu dönemde karşıdaki birey hakkında daha özel bilgiler edinilir ve her iki taraf ihtiyaç duyguları bilgileri edinirler. Bu aşamada sorgulanan konular genelde din, politik inançlar, insanlara yönelik tutumlar, ebeveynler, arkadaşlar, spor ve sanat ilgileri gibi konulardır. Bu aşama zarfında (uyaran değeri aşama zarfında) uyaran değerinin etkisi zayıflar. Değerleri açıklamak ve karşı tarafı anlamak daha büyük önem taşır. Çiftler bazı temel konularda benzer değer oryantasyonlarına sahip olmalıdırlar. Bu konulardaki benzer değerler çiftlerin birbirlerine yönelik etkileşimlerini kuvvetlendirir. Bireyler karşısındaki bireyin kendisinebenzediğini ve kendisi gibi düşündüğüne inanır. Bu aşamada görüş açıları tartışılır. Paylaşılan değerler sorgulanır ve kişiler karşısındakilerini anlamanın rahatlığını hissederler.

Rol Aşaması

Son olarak gelişen aşama rol aşamasıdır. Bu aşama süresince çiftler karşı tarafın verilen rol içinde (eşin diğer eşe yüklediği verdiği rol) davranabilme becerisini sınarlar. Evlilikle ilgili görüşler sınanır ve karşıdaki kişinin nasıl bir eş olacağı tekrar değerlendirilir. Bu üç aşamalı yapının uzun süreli ilişkide nasıl rol oynayacağı tekrar ele alınır.