Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsiniz fakat bazıları için siz bir dünyasınız.
(Marquez)
Beyinin Bilgiyi İşlemesi

Beyinin Bilgiyi İşlemesi


Beynin bilgiyi nasyl işlediği sorusu, bilimin diğer iki büyük bilinmezi ile aynı kefeye konuluyor. Bunlardan biri evrenin nasıl oluştuğu, diğeri ise Dünya'da yaşamın nasıl başladığı ile ilgilidir. Sinir kodunun deşifre edilmesi bu ikisinden de önemli olabilir. Bu keşif, prensipte hasta beyinlerin tedavisinden, sağlıklı olanların gücünü artırmaya dek çok geniş bir spektrumda yararlı olacak. Ne var ki sinir bilimcilerinin beyin hücrelerinin bilgiyi nasyl işlemden geçirdiği konusundaki bilgileri çok yetersiz. Bundan iki yıl önce State University of New York Dawnstate Tıp Merkezi'ndeki bilim adamları, beyinlerine elektrot yerleştirilmiş sıçanların uzaktan kumandalı oyuncaklar gibi bir labirentin içinde yönlendirilebileceğini ortaya koydu. İçinde kablosuz bir verici bulunan bir dizüstü bilgisayarından yararlanan araştırma ekibi, önce sıçanın bıyıklarının duyarlılığının yöneten beyin hücrelerini uyardı; daha sonra sıçanın zevk merkezlerine zap yaparak bu sinyalleri güçlendirdi. Böylece deney amacına ulaştı. Bilim adamları bu kadar basit bir mekanizma ile canlı bir robot yaratmış oldu.

Arama Motorları

İki yıl önceki bu olay, medyada büyük bir gürültü koparttı. İnsanların beyinlerine ameliyatla elektronik cihazların yerleştirilip robotlara dönüştürülmesinin hiç de uzak bir olasılık olmadığını göstermesi açısından bu deney pek çok yayın organının ve tanınmış yazarın ilgisini çekti. Economist dergisi sinir teknolojisinin insanlığın temel doğasını ters yüz edebilecek sınıra yaklaştığına dikkat çekerken, New York Times gazetesinin köşe yazarlarından William Safire, insanlığın kontrolünü ele geçirmeye hevesli örgütler beynimizin içindekileri okuyabilecek diyerek özel yaşamların tehdit altında olduğunu ileri sürdü.

MYT olaya daha olumlu yaklaştı. Üniversitenin yapay zekâ bölümünden Rodney Brooks, Technology Review dergisinde yer alan makalesinde, 2020 yılında beynimize yerleştirilen elektronik devrelerden yararlanarak Google tipi arama motorlarını yalnızca düşünerek kullanabileceğimizi yazdı.

Bütün bu fütüristik senaryolar ne kadar gerçekçi? İnsan aklını okumak ve kontrol altına almak için sinir bilimciler öncelikle beynin içinde yol alan elektrokimyasal pulsları algılara, anılara, duygulara ve kararlara dönüştüren kuralları çözmek zorundadır. Sinir kodu (nöral kod) olarak adlandırabileceğimiz okuyucu bunları beynin yazılımı olarak düşünebilir olgunun şifresini çözmek, beyin makine arayüzleri konusuna ilgi duyan pek çok bilim adamının en büyük arzusudur. Robot sıçanlar deneyinin ekibinden John Chapin, Eğer gerçek bir sinir bilimci iseniz, oynamak istediğiniz oyun bu olmalıdır diyor.

Chapin sinir kodu konusunu, bilimin diğer iki büyük bilinmezi ile aynı kefeye koyuyor. Bunlardan biri evrenin kökeni, diğeri ise Dünya'daki yaşamın kökenidir. Sinir kodu bu diğer ikisinden de önemli olabilir. Bunun deşifre edilmesi, prensipte hasta beyinlerin tedavisinden sağlıklı olanların gücünü artırmaya dek çok geniş bir spektrumda insanlara yol gösterecek. Sözgelimi bu bilgiler, insan yeteneklerine sahip bilgisayarlaryn geliştirilmesini sağlayabilir.

Öyle ki bu bilgisayarlar 2001: A Space Odysseydeki HAL'dan bile daha zeki olabilir. Sinir kodlan ayrıca, en derin felsefi soruların da yanıtlanmasını kolaylaştırabilir. Bunların başında akıl vücut problemi geliyor. Nihai olarak beynimizin kişiye özel kimlik ve özerklik duygusunu nasıl yarattığı konusu da daha sağlam bir zemine oturtulabilecek.

Bilimin en gizemli konularının başında gelmesinin yanı sıra, sinir kodu, çözümü en zor soruların başında geliyor. Son yüzyılda öğrendikleri tüm bilgilere karşın, sinir bilimciler beyin hücrelerinin bilgiyi nasyl işlemden geçirdiği konusunda çok küçük bir ilerleme kaydettiler. Bugün geldiğimiz nokta, yüzyıl boyunca vücudu inceledikten sonra testisler idrar mı üretiyor yoksa sperm mi? sorusunu hala yanıtlayamamak gibi bir şey" diye konuşan San Diego'daki Kaliforniya Üniversitesinden sinir bilimci S. V. Ramachandran, Beyindeki sinir kodlan konusunda bildiklerimiz hala çok ilkel düzeyde diyor.