Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsiniz fakat bazıları için siz bir dünyasınız.
(Marquez)
Depresyon

Depresyon


Depresyonlu kişilerde genel olarak görülen özellikler ; hayattan zevk almama, elemli duygulanım, elemli düşünceler, umutsuzluk, karamsarlık, aşırı yorgunluk, bitkinlik, uyuyamama ya da çok erken uyanma veya aşırı uyku hali, yaşamın her alanında ilgide, istekte azalma olduğu gibi cinsel ilgide de azalma, çeşitli bedensel yakınmalar; seyrek olsa da ses duyma, hayal görme vb. varsanılar, yine seyrek olarak görülen akıldışı düşünceler; aşırı iştahsızlık ve kilo kaybı ya da tam tersi, hayatı yaşamaya değmez bulma, intihar düşünceleri ya da girişimleri, benlik saygısında azalma, kendini suçlama, küçük görme.

Bir kişide depresyon olduğunu söyleyebilmek için yukarıdaki bütün bulguların olması gerekmez. Çeşitli görüşlere göre sayılanlardan 3-5 inin bulunması bile kişide depresyonnun olduğunu gösterebilir. Ama depresyonun şiddeti, nedeni, seyri açısından değerlendirdiğimizde çok çeşitli sınıflara ayırabiliriz.

Major Depresyon
Reaktif Depresyon
Psikotik Depresyon

Depresyonun Psikodinamik Nedenleri

Oral dönemde saplanma ve buna bağlı olarak bağımlılık duygularının güçlü oluşu, sevgi açlığı ve terkedilmeye karşı aşırı duyarlılık. Sevgi nesnelerine (yakın olduğu insanlara) karşı bilinçli sevginin yanı sıra bilincdışı kin ve düşmanlık duygularının bulunuşu. Kolay cezalandıran, affetmeyen, güçlü, baskıcı bir süperego öfke, kin, nefret gibi saldırganlık dürtüleri ile ilgili duyguların dışa vurulmasında büyük güçlük ve bu duyguların bireyin kendine yöneltilmesine eğilim.

Sevgi, onaylama, beğenilme ve terkedilmeme için bireyin aşırı özverici olarak kendisini fazla yüklemesi ; titiz ve mükemmelliyetçi olması

Böyle bir kişilik yapısı olan kişi gerçek ya da hayali olarak bir sevgi nesnesini (çocuk, eş, anne, baba, sevgili, dost) yitirdiğinde ikili duygular içinde olduğu o kişiye karşı bilinçdışı nefret ve düşmanlık duyguları egoyu zorlar. Baskıcı süperego yüzünden saldırgan duygularını dışa vuramayan birey vu duygularını kendine yöneltir. Yani burada saldırgan dürtüler (id'den kaynaklanan), süperego ve ego arasında bir çatışma yaşanmakta, sonuçta kişinin benlik saygısı düşmekte, degersiz bir varlık olarak kendisini algılamakta, suçlamakta, bir hiç olduğunu düşünmekte, giderek yaşamaya layık olmayan biri olarak belirlemektedir. Ortaya çıkan bu durum ciddi bir depresyondur ve tedavi gerektirmektedir.