Psikoloji ||E-Kitap || Öneri - Eleştirileriniz || E-Kart ||Siteyi Tavsiye Edin || Siteyi Favorilere Ekleyin || Reklam || İletişim


 

Boş bir çuval dik durmaz.
(Benjamin Franklin)
İd Ego Süperego Ödipal Kompleks

İd Ego Süperego Ödipal Kompleks


Freud un o anlamında kullandığı bir sözcüktür. Freud, psişik aygıtın organize olmamış parçalarını tanımlamak için bu kelimeyi kullanmıştır. Tarihsel anlamda nasıl ego bilincinin ardılı ise id de bilinçdışının ardılıdır. Klasik teoriye göre id gelişimsel olarak egonun öncesindedir. Yani ruhsal aygıt ayrışmamış id olarak başlar, bunun bir kısmı düzenli bir egoya dönüşür. Tümüyle bilinç dışındadır.

Ruhsal aygıtın en eski parçasıdır. Kalıtımla geçen, yapıda var olan her seği içerir. Duygusaldır, ilkeldir, örgütlenmemiştir.

Libido kaynağıdır. Bilinçdışı kuralları geçerlidir. Dış dünya ile bağlantısı yoktur. Zaman, yer kavramı yoktur. Zıt dürtü ve eylemler yan yana bulunabilir.

Yani ikilem vardır. Haz ilkesine göre bunların doyum ve boşalması sağlanır. Gerçeklik ilkesi geçersizdir. İd birincil süreç düşünce biçimi denilen zamanın mekanın farklılıklarını ayırdedemeyen düşünce biçimine uyar.

Freud a göre id den gelişen, ya da bazı yazarlara göre ortak bir oluşumda doğuştan var olan bir yapıdır. Zevk ve haz ilkesi yerine, gerçekçilik ilkesi geçerlidir. Akıl ve sağduyu denebilecek şeyleri temsil eder. Mantıklı düşünce süreci geçerlidir. Gerçekle ilişkiyi kurar. Birinci işlevi budur. Obje ilişkileri (insanlarla olan ilişkiler) bununla sağlanmaktadır. Birincil özerk işlevler de ego ya aittir. Bunlar çatışmaların etkili olamayacağı işlevlerdir. Konuşma, soluma, yürüme egonun özerk işlevidir ve sağlıklı insanlarda kekemelik, psikolojik felc vb. olmaz. Bunların olmaması başarılı ego gelişiminin kanıtlarıdır.

Ego, ruhsal aygıtın genellikle yürütme işlevi denen, idin, süperegonun ve güncel dış dünyanın güçleri arasında aracılık işlevi gören bölümdür. Bunların her birinin diğeri üzerindeki haklarını temsil eden büyükelçidir. Bir uyum organıdır. Ve üçünün güçlerini bir dengede tutmaya çalışır. Ego, içsel ahlakın ve çevrenin istekleriyle uyuşabilen duygu yüklü düşlemlerimizin en yüksek düzeyde doyumunu sağlamayı amaçlar.

Freud'a göre id ile ilişkisinde, at sırtında bir adama benzetilir. Bu adam atın kendisinden çok olan gücünü kontrolu altında tutmak durumundadır. Sürücü bunu kendi gücüyle yaparken ego id'den ödünç aldığı enerjiyle yapar.

Ego

Ego algı, motor, bellek, duygulanım, savunma ve ikincil süreçle ilgili entelektüel işlevlerin yerleşim yeridir. Ego'nun hem bilinçli hem de bilinçdışı bölümleri vardır. Bilinçdışı olan bölüm, id ve süperego 'nunkiler gibi birincil süreç işleyiş biçimiyle karakterizedir.
Freud'a göre ego, id'in çevreyle ilişkisinden ortaya çıkıyordu. Bugünkü pskanalitik kuram ego'nun id gibi bebeksi bir id-ego ortak kökünden ayrıştığını öne sürer. İçe alınan değerler, idealler, toplumun ahlaki yargıları, alışkanlıkları, gelenek, görenek gibi şeyleri temsil eden kişilik parçasıdır.

Ödipal kompleks

Ego Ödipal kompleksin çözülmesiyle oluşur. Bu 5-6 yaş dolaylarındadır. Ama süperego, zaman içerisinde katkılara açıktır. 5-6 yaştan sonra özellikle ergenlik çağında bazı etkiler alarak, ortaokul vb. katkı kaynakları olabilir. Kişi bazı özellikleri içe alıp kendine mal edebilir. Ego ideali'nin de süperegoya yakın bir anlamı olmakla birlikte süperego baskısı suçluluk doğururken ego ideali utanç doğurmaktadır.