Okullarda Toplumsal Duyarlılık
Okullarda toplumsal duyarlılık kazandırmaya yönelik çalışmalar son zamanlarda çok büyük bir gelişme göstermiştir. Okullar, aynı anda çok fazla öğrenciye ulaşılabilir olma özellikleri nedeniyle, toplumsal hizmet açısından çok uygun ortamlar yarattıkları için, çok çeşitli çalışmalara ev sahipliği yapmaktadırlar. Okullar, hem dışarıdaki toplumsal kaynakları kendi ihtiyaçları için kullanma şeklinde; hem de dışarıdaki topluma hizmet üretmek şeklinde toplumsal hizmet çalışmaları organize etmektedirler. Böylece okullar, toplumsal hizmetler sayesinde, bir yandan toplumu kendi kaynakları ile beslerken, bir yandan da toplumdaki kaynakları kendi ihtiyaçları için kullanmaktadırlar.
Okullarda çok çeşitli toplum hizmet çalışmaları yapılmaktadır. Avrupa ve Amerika'da pek çok okul, toplum hizmeti çalışmalarını mezuniyet kriterlerinden biri olarak ele almaktadır. Öğrenciler buralarda, evsizlerin ev sahibi olmaları için çalışmalar yapmaktan, kendi akran gruplarına yardım etmeye kadar pek çok çalışmada aktif rol almaktadırlar. Mitchell'e (1998) göre özellikle Akran Destek çalışmaları, Akran Danışmanlığı, Akran Öğretmenliği ya da Akran Arabuluculuğu gibi çalışmalar, okul iklimine pozitif etkileri açısından çok popüler çalışmalar arasında sayılmaktadır. Öğrenciler, ayrıca doğal hayatı koruma, yoksul ortamlardaki yaşayanların temel ihtiyaçlarının karşılanması gibi daha büyük kitlelere hitap eden çalışmalarda da görev almaktadırlar.
Okulların dışarıdaki kaynaklary kendi ihtiyaçları için kullandıkları toplumsal hizmet çalışmalarına örnekler, öncelikle velilerle yapılan çalışmalarda gözlenmektedir. Buralarda veliler, okulların çeşitli birimlerinde görevli olarak çalışırlarken hem okula, hem de veli-okul birliğininin etkin olmasına destek olmaktadırlar. Okullara toplumdan sunulan toplum desteğine diğer bir örnek ise, kariyer hayatını öğrencilerin yaşantılarına geçirmek amaçlı staj pogramları ya da meslek çalışanlarının öğrencilere verdikleri paneller, konferanslardır. Mitchell'e (1998) göre ABD'de çok popüler olan, özellikle de üstün zekalı çocukların eğitiminde çok sık uygulanan bir başka program ise, mentor-öğrenci programlarıdır. Burada öğrenci, bir yetişkin ile otorite ilişkisinde olmaksızın birlikte çalışarak, onun deneyimlerinden öğrenme tecrübesini yaşamaktadır. Bu çalışmalarda emekli öğretmenlerin, ya da üniversite öğrencilerinin okullardaki öğrencilerle eğlenerek gençlerle birebir çalışmalar yaptığını görmekteyiz (Mitchell, 1998).
Tüm bu çalışmaların amacı, öğrencilerin yaşayarak öğrenme deneyimlerini kazanmalarını, günlük rutinden ayrılarak daha kişiye özel, kendi farklılıklarını yaşayacakları ve kendilerini tanıyacakları, aynı zamanda bulundukları topluma fayda sağlayacakları bir sistem yaratmaktır. Ayrıca, bu deneyimler, öğrencilerin gelecekte yapmak istedikleri işler ve de ortamlarla ilgili olarak da bilgi ve deneyim kazanmalarına destek olmaktadır. Sills (1957)'ye göre toplum hizmeti çalışmalarına katılan kişiler, bu kazanımların yanında, başkalarına yardımcı olmanın, iyi vatandaş olmanın ve bulundukları ortam için iyi şeyler yapabilmenin yarattığı manevi doyumu da yaşamaktadırlar.
|