Psikoseksüel Gelişim
Sigmund Freud çocuğun olgunlaşma sürecinde üç temel psikoseksüel dönemden gectiğini varsaımıştır. Bunların her biri oral, anal ve genital libidonun (enerji) o dönemde yoğunlaştığı beden bölgeleriyle ilişkilidir. Çevresel travma, yapısal etkenler veya her ikisinin sonucu olarak çocukta oral veya anal dönemde gelişim engellenir, saplanma olur ve erişkin yaşama taşınır.
Oral dönem
Oral dönem 0-12 aylık yaşamı kapsar. Bu dönemde başlıca haz kaynağı ağızdan besin almaktır. Bu dönemde bebek sürekli alıcıdır. Dış dünya ile ağız (oral) yoluyla ilişki kurar. Nesneleri ağzıyla yakalar, çiğner, severse yutar, sevmezse tükürür, çıkarır. Bu dönemde çevredeki insanlara özellikle anneye bağımlıdır.
Daha sonra çeşitli sorunlar olmaması için ne çok aşırı beslenme ne de yoksun bırakma olmamalıdır. Sağlıklı bir anne-çocuk ilişkisi olmalıdır. Böylece sorunsuz atlatılan bu dönem, kişinin yaşamı boyunca aşırı bağımlı olmamasını sağlayacaktır. İleri yaşlarda ego gelişmesine karşın, bağımlılığa eğilim yaşam boyu sürer. İnsanın kaygısının arttığı, zorlu yaşam olayları döneminde tekrar ön plana geçebilir.
Anal dönem
Anal dönem 12-26 aylık dönemdir. Haz alınan eylem boşaltım eylemidir. Bu dönem tuvalet eğitiminin ön plana çıktığı dönemdir. Çocuk isterse kakasını tutabilmekte, annesine karşı bir silah olarak kullanabilmekte, tuvalette yapmayıp sonra uygunsuz yerlerde yapabilmektedir. Bu dönemin en önemli özelliği tutucuculuk, biriktiriciliktir. Tuvalet eğitimi önemlidir ve kişilik gelişmesinde derin etkiler bırakır.
Ana-baba tutumları bu dönemde sert, cezalandırıcı olursa ve erken tuvalet eğitimi verilirse çocuğun kişilik yapısı anal karakter adı verilen titiz, cimri, temizliğe ve düzene aşırı düşkün bir yapıda olacaktır. Obsesif Kompulsif kişilik denen bu yapıdaki kişilerin süperegoları aşırı katı ve cezalandırıcıdır ve bazı hastalıklara yatkınlık oluşturur.
Fallik dönem
Fallik dönem 3-6 yaş arası dönemdir. Bu dönemde çocuklar cinsel uyarılarının farkına varabilir. Karşı cinsten ebeveynlerine cinsel ilgi duyabilirler. Erkek çocuk anneye ilgi duyup babayı rakip olarak görebilir, kız çocuk da anneyi rakip olarak görebilir ve babaya ilgi duyabilir. Bu rekabet iki yıl kadar sürer. Ve erkek çocuk güçlü varlık olan babanın, kendisini cezalandıracağı, penisini keseceği gibi korkular yaşar. Ve buna Ödipal Kompleks adı verilir. Ancak bu 6 yaş dolayında çözülür ve çocuk artık babaya, anneye benzemeye çalışır.
6-11 yaşları arasında ise gizlilik dönemi başlar. Ana okuluna gitmemiş olan çocuklar ilk kez aileden ayrılır ve dış dünyaya açılır. Bu dönemde cinsel konulara daha ilgisizlerdir ve karşı cinsi dışlama söz konusudur. Çocuk bundan önceki dönemleri sağlıklı şekilde geçirmiş ise cinsel kimliği artık bu dönemde oluşmuştur. Eğer tam tersi olmuş ve önceki dönemli sağlıklı şekilde geçirememişse çocukta kendi cinsine ilgi duyma olabilir. Bu dönemde liderlik özellikleri ortaya çıkmaktadır, çocuklar digerlerinde olan sakatlık, şişmanlık, gözlüklü olma gibi durumlarla acımasızca alay edebilir ve bundan zevk alabilirler. Erkekler savaş, dövüşe ; kızlar da filmlerdeki karakterler gibi çıtı pıtı olmaya özenirler. Bu süreç Ödipal karmaşanın çözülmesiyle oluşan süperegonun gelişmesine katkıda bulunur. Bu dönemde çocuğun hayatındaki en önemli kişilerden birisi de öğretmenleridir. Bundan sonra gelen delikanlılık döneminde, fizyolojik hızlı değişime ruhsal olarak uyum sağlamak çok zor olmakta, delikanlı strese girebilmekte, tepkileri abartılı, ebeveynlerine başkaldıran, daha çok akranlarının sözünü dinleyen bir tutum içerisindedir. Cinsel uyanışla karşı cinse ilgi artar, kendine bakımda özenlik gösterir, güzel yakışıklı olmak ve beğenilmek ister. Romantik davranışlar, şiir, sanat vb. bu dönemde çok görülür. Bir yandan eski çocukluk davranışları sürerken bir yandan erişkin bir koca adam gibi davranırlar ki bu tam bir kargaşa dönemidir. Bu yüzden uyum sorunlary yogun olarak görülebilir. Bu dönem delikanlının, özel odası olmasını istediği, duvarlarına dönemin tanınmış yıldızlarının resimlerini koyduğu ve masturbasyon yaptığı dönemdir.
Masturbasyona ilişkin kulaktan dolma edindikleri sağlıksız, yanlış bilgiler onları bunaltabilmektedir. Kızlar (12-14) fizyolojik olarak ilk ayba?y kanamalaryny erkekler(13-15) de ilk rüyada boşalma dönemlerini yaşarlar. Genellikle çok olumsuz bir anı olarak kalabilecek aybaşı olayının daha önceden anne tarafından belirli bilgilerin verilmesi ve ne kadar olağan bir durum olduğu anlatılmalıdır.
|